Diş eti hastalığı , dişleri destekleyen dokuların iltihaplanması ve enfekte olması durumudur ve genellikle “periodontal hastalık” olarak da adlandırılır. Yetersiz ağız hijyeni bu hastalığın en yaygın nedeni olsa da, bazı bireyler düzenli diş fırçalama ve diş ipi kullanımına rağmen bu duruma daha yatkın olabilir.

Diş Eti Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Diş eti hastalıkları, diş etlerinde iltihaplanma, enfeksiyon ve doku hasarına neden olarak çeşitli belirtilerle kendini gösterir. Erken dönemde fark edilen bu belirtiler, diş eti hastalığının ilerlemesini önlemek için önemlidir.

Diş eti hastalığının yaygın belirtileri şunlardır:

  • Kırmızımsı veya morumsu diş etleri,
  • Diş fırçalama veya yemek yeme sırasında diş eti kanaması,
  • Diş etlerinde ağrı veya hassasiyet,
  • Ağızda kötü koku (ağız kokusu),
  • Ağızda hoş olmayan tat,
  • Çiğneme sırasında ağrı,
  • Diş etlerinde çekilme (diş eti çekilmesi),
  • Dişlerde gevşeme veya sallanma,
  • Dişlerin kapanışında değişiklik (ısırma düzeninin bozulması).

Bununla birlikte çocuklarda da diş eti hastalığı görülebilir ve genellikle yetişkinlerdekine benzer belirtiler gösterir. Çocuklarda diş eti hastalığı, diş etlerinde kızarıklık, şişlik ve kanama gibi belirtilerle anlaşılabilir. Diş fırçalarken veya diş ipi kullanırken diş etlerinde kanama olması, kötü ağız kokusu, diş etlerinde hassasiyet ve çekilme, diş eti hastalığının yaygın belirtileridir. Bazı çocuklarda diş etlerinde ağrı veya rahatsızlık hissi de gözlemlenebilir. Bu belirtiler fark edildiğinde, diş eti sağlığını korumak ve ilerleyebilecek sorunları önlemek için bir diş hekimine danışılması önerilir.

Diş Eti Hastalığı Neden Olur?

Diş eti hastalığı, genellikle dişlerin üzerinde ve aralarında biriken bakteri plaklarının diş etlerini tahriş etmesi sonucu oluşur. Ağız hijyeninin yetersiz olması, plakların mineralize olarak tartar (diş taşı) haline gelmesine yol açar ve bu durum, diş etlerinde iltihaplanma (gingivitis) başlatabilir. Tedavi edilmediğinde bu iltihaplanma, diş eti dokusunun altına ilerleyerek daha ciddi bir form olan periodontitise dönüşebilir. Diş eti hastalıklarının gelişiminde sigara kullanımı, stres, genetik yatkınlık, diyabet gibi bazı kronik hastalıklar ve hormonal değişiklikler de önemli risk faktörleri arasındadır.

Diş eti hastalıklarının başlıca nedenleri şunlardır:

  • Ağız hijyenine yeterince özen göstermeme,
  • Plak birikimi ve tartar oluşumu,
  • Sigara ve tütün ürünleri kullanımı,
  • Hormon değişiklikleri (hamilelik, ergenlik, menopoz),
  • Diyabet gibi kronik hastalıklar,
  • Yetersiz beslenme, özellikle C vitamini eksikliği,
  • Stres ve bağışıklık sistemi zayıflığı,
  • Dişleri sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı,
  • Genetik yatkınlık,
  • Ağız kuruluğu ve bazı ilaçların yan etkileri,
  • Uygun olmayan diş protezleri veya dolgular.

Diş Eti Hastalıkları Nelerdir?

Diş eti hastalıkları, diş etlerinde iltihaplanma, enfeksiyon ve zamanla doku kaybına yol açarak ağız sağlığını ciddi şekilde etkileyen hastalıkları kapsar. Diş etlerinde şişlik, kızarıklık, kanama ve hassasiyet gibi belirtilerle başlayıp tedavi edilmediğinde diş kaybına kadar ilerleyebilen bu hastalıklar arasında en sık görülenleri gingivitis (diş eti iltihabı) ve periodontitis (ileri diş eti hastalığı) olarak bilinir. Yetersiz ağız hijyeni, sigara kullanımı, genetik yatkınlık ve bazı sistemik hastalıklar diş eti hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynar.

Yaygın diş eti hastalıkları şunlardır:

  • Diş eti iltihabı (gingivitis),
  • Diş eti çekilmesi,
  • Diş eti apsesi,
  • Kronik periodontitis,
  • Agresif periodontitis,
  • Nekrotizan ülseratif gingivitis (NUG),
  • Nekrotizan ülseratif periodontitis (NUP),
  • Diş eti büyümesi (gingival hiperplazi),
  • Hormonal gingivitis.

HİZMETLERİMİZ

Mesleki tecrübe ve gelecek vizyonumuzu, hizmet ve enerjimiz ile bütünleştirerek diş hekimliği sahasına yenir sinerji kazandırıyoruz.

Detaylı Bilgi Al

Zirkonyum kaplama tedavisi diş yapısında bozukluklar bulunan ve daha düzenli dişlere sahip olmak isteyen hastalarımıza uygulanmaktadır. Estetik diş tedavisi kapsamında, en fazla tercih edilen uygulamalardan biridir.

Çene ve ağız bölgesinde gerekli olan cerrahi müdahaleleri, implant yerleştirilmesi ve çene kemikleri ile ilgili diğer operasyonları gerçekleştirmekteyiz. Bu tedaviler, çene yapısının ve dişlerin sağlığını korumak için büyük önem taşır.

Detaylı Bilgi Al

Detaylı Bilgi Al

Diş beyazlatma, dişlerin rengini açmak ve daha parlak bir görünüm kazandırmak amacıyla yapılan bir işlemdir. Diş minesine zarar vermemesi ve kalıcı hassasiyet yaşanmaması için diş hekimi tarafından yapılmalıdır

Kanal tedavisi, dişin içindeki sinir ve damarları içeren pulpa dokusunun enfekte veya hasar görmesi durumunda uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi, dişin kurtarılması ve sağlıklı bir şekilde kullanılmaya devam etmesi için yapılır. İşlem sırasında dişin içi temizlenir, enfekte doku çıkarılır ve doku dostu kanal dolgu maddeleri ile doldurulur.

Detaylı Bilgi Al

Ön Görüşme İçin Sizi Arayalım
Bize Ulaşın Destek Ekibimiz Sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.
Merkezimizi doğrudan arayarak veya whatsapp hattımızdan bize yazarak randevu oluşturabilirsiniz. 

Sıkça Sorulan Sorular

Merkezimiz de bu işlem, lokal anestezi altında tamamen konforlu bir şekilde gerçekleştirilir. İşlem sonrasında, diğer diş tedavilerine benzer şekilde hafif bir rahatsızlık yaşanabilir, ancak reçeteli ağrı kesicilerle bu durum kolayca kontrol altına alınabilir. Hastalarımızın büyük çoğunluğu, implant sürecini beklediklerinden çok daha rahat bir şekilde tamamlamaktadır.

Büyüme ve gelişim potansiyeli devam eden her hastaya her yaşta ortodontik tedavi uygulanabilir. Ancak her hastalığın, her vakanın,her ağız koşulunun olduğu gibi her yaşın kendine özgü bir takım dikkat edilmesi gereken şartları vardır.

Diş beyazlatma, doğru tekniklerle ve profesyonel bir diş
hekimi tarafından uygulandığında dişlere zarar vermez.
Poliklinik de kullanılan
beyazlatma yöntemleri, diş minesine zarar vermeden,
dişlerinizin doğal parlaklığını ortaya çıkarır.

Tabiki zararlı değildir. Hatta bu işlemi temel alan anabilim dalı dahi vardır. Diş taşları bütün dişeti hastalıklarının etken faktörüdür. Nihai itibarı ile ağızdan bilinçli ve ehil ellerce uzaklaştırılması gerekir. Ancak ''nasılsa diş hekimim temizler'' mantığı ile ağız hijyen uygulamalarından uzak durmak her işlemden sonra diştaşı birikimine çanak tutar. Önemli olan diş taşlarını temizletmek değil, dişleri temiz tutmaktır. Çünkü diş taşı temizliği kozmetik bir iş değil, bir tedavi biçimidir.